Ada köyüme dönüş

Küçüktüm tam bilmiyorum belki 12-13 yaşlarımdaydım bir yazı yazmıştım ablama: “Köyümüz yok bizim o zaman Bozcaada olsun mu bizim köyümüz?” “Çünkü orada kendimi çok iyi hissediyorum, çünkü oraya her yaz gidiyoruz, çünkü orada fırıncı amca var, Anke’nin kampı var, dayanılmaz güzellikte Ayazma var, Koreli var çünkü, üstünde saatlerce oturduğum için bacaklarımı acıtan tahta sandalyeleri var, mis … Okumaya devam et Ada köyüme dönüş

Su gibi git su gibi gel

Güle güle Havran Güle güle çiçeği meyveye bağlanan nar ağaçları, kuru dallı zeytinler, böcek dadanmış kayısılar, koca kiraz, tohumunu alıp sakladığım gelincik çiçekleri, tarlada yapılmayı bekleyen yıkık ev, güle güle bülbüller, rüzgâr gülleri, balık otları, sütleğenler, meşeler, kurumuş Havran deresi, kurumayan Eybek suyu çeşmeleri, Havran leblebisi, güle güle karadut suyu ve eşsiz gün batımı… Okumaya devam et Su gibi git su gibi gel

Havran-adolu 2

Kahvaltı tepsisi tap taze tereyağ, harika bir koyun yoğurdu, salata, yumurta ve Edremit yöresinin zeytiniyle donatılıyor! Bu kahvaltıyla insan tüm gün zımba gibi çalışabilir sanki. Bodrum gezisi sonrasındaki 1. Havran ziyaretimde derneğin işleri üzerinde çalışmak için kendimizi bilgisayarlara kaptırıyoruz . Ben ise bir yandan öğleden sonra İvrindi’de yapacağımız bahçe çalışmasını düşlüyorum… * Balıkesir ve Çanakkale … Okumaya devam et Havran-adolu 2

Havran-adolu

Haziranın ortalarında Havran’a doğru yola çıktım. İlk defa çift katlı bir otobüsle şehirlerarası yolculuk yaptım ve yolun sonunda toplanmayı bekleyen kirazları hayal ettim. Tam kirazları düşünürken Arif abi beni bir kitapla tanıştırdı: “Soğuk iklim hububatları” Antalya’da elime orağı ilk aldığımda hissettiğim heyecan yine geldi oturdu midemin üstüne bir yerlere. Eski ciltli kitaplar içlerinde her ne … Okumaya devam et Havran-adolu

Bodrum’da Emanetçiler’le buluştum

Turgutreis Belediyesi ve Çatal Ada Sanat Çevre ve Turizm Derneği iş birliğinde, Turgutreis beldesi sahilinde düzenlenen Eco–Siklet 2011 Turgutreis Estetik, Çevresel ve İşlevsel Deniz Aracı Tasarım Yarışması ve Yaz Çevre Şenliği etkinliği kapsamında Emanetçiler olarak stand açtık. http://www.emanetciler.org  & http://www.emanetciler.wordpress.com http://www.tohumagi.org http://www.tohumambarlari.org Okumaya devam et Bodrum’da Emanetçiler’le buluştum

Ayrılık

“İnsan kendi içinde kesinlikle bir bütün değildir, homojen değildir; içinde ne var ne yok karışır, bir an bir insandır bir an sonra başka bir insan.” Salman Rushdie   Bu 15 gün boyunca öğrendiklerimi tek tek yazacak olsaydım gece başlayıp sabaha kadar ince ince düşünmem belki de uykusuz kalmam gerekirdi. Ben tembelliğe kaçmadan doğal bir akışı … Okumaya devam et Ayrılık

Kirpinin Ettikleri

Köyde “memur evi”  “köyün” ve “köylünün” evi demek… Yalnızlık yok Özel hayat yok “Müsait olma” kavramı yok Gece uyku sabah da kalkma saati yok Köyde, memur evi “yokluk” evi olmakla birlikte misafirinin zenginliği gibi mutfağının da bereketli olması olağandır.”Yokluk” içinde bile o misafiri ağırlamayı bilmek, istekleri yerine gelemeyecekse nazikane geri çevirebilmek demek. Her türlü dedikodunun … Okumaya devam et Kirpinin Ettikleri

mutluluk↔yolculuk↔denge

Hikayeyi  Simyacı romanını okuyanlar hatırlayacaktır … Geçmiş zamanlarda bir ülkede büyük, şatafatlı bir sarayda çok meşhur bir bilge yaşarmış. Herkes üstesinden gelemediği sorunların çözümünde onun yardımına başvururmuş. Bilge çok tecrübeli, bilgili ve insanlara yardım etmeyi çok seven bir insanmış. Günün birinde bir genç gelmiş saraya. Bilge ile görüşmek istediğini, ona soracağı çok önemli bir soru … Okumaya devam et mutluluk↔yolculuk↔denge

Kazan geçmiş olsun Muhtar!

Topu topu 50 hanelik bir köy Hayrados. İki mahallesi var Çamlıca ve Kaman (gaman). not: Köy karşıki dağların yeşilliklerinde gizli, görmek imkânsız… Köyde olan biten (çoğu zaman) en geç bir gün sonra herkes tarafından biliniyor. Özellikle de muhtar, imam ve varsa öğretmenle ilgili haberler köyde daha bir önemseniyor. Dün tam da tüm köyü “Kazan geçmiş … Okumaya devam et Kazan geçmiş olsun Muhtar!

Hasat

Tan ağarmış, gün daha doğmamış Sessizlikte tek ses hâkim, o da ekmeğin sesi: Karç kurç, harş hurş! Kırçkırçkırç ! Alın teri toprağa karışmış işte o zaman dinlenme vakti gelmiş Tadına varmamak mümkün değil Keşke tohumlarını da ben atmış olsaydım o ekinlerin Neyse ki daha yaşanacak çok hasat Her hasatta bulunacak ayrı bir tat var… Bir … Okumaya devam et Hasat

“Aman da ne zor imiş burçak yolması”

Sabah 5, kalktığımda Nadire Abla bugünün katığını hazırlamıştı bile. Sofra içindeki (masa örtüsü görev gören yere serilen örtü) torbalara yumurta,  zeytin, haşlanmış patates, yufka ekmeği, çarşı ekmeği, salatalık, soğan, domates kısacası en zengin kahvaltı katılmış . Beş kişinin ortak kullanacağı plastik bardak ve bir şişe su… Brüüdenn!!! (koyunlara böyle sesleniliyor) Ben beceremiyorum  tabii…Seslenmenin  özel bir … Okumaya devam et “Aman da ne zor imiş burçak yolması”

“Tekerleniver a Burcu, dengiliver gari”

Gazipaşa, Anadolu dilinin kendine has ortak özelliklerinin dışında özgün bir şiveye sahip. Köyler arasında bile önemli kullanım farkları olabiliyor.Yıllar önce alıştığım bu dili bugün tamamen unutmuşum sanki.  Sabırla alışmayı bekleyeceğim… Etrafım seslerle dolu, yüzü gülen yaşlılarla gözleri yere dikilmiş yaşlıların mırıldanmasıyla dolu. Evin açık kapısından giren rüzgar sesleri bir an durduruveriyor çünkü aynı anda elektrikler … Okumaya devam et “Tekerleniver a Burcu, dengiliver gari”

3 Haziran-Evet halâ 3 Haziran

Acı motosiklet sesinin ardında bizim Muhtar varmış. Saygınlık sınırı köy, ilçe ve komşu ilçe olan bu mevkînin önemi anlatmakla bitmez sevgili günlük… Ve işte Çamlıca’nın (köyümün) muhtarı Süleyman Amca da bu makama erişmiş bir kişi olarak köy tarihine 2 dönem muhtarlık yapmışlığıyla ismini kazıyacak… Saatler geçti akşam oldu ben hala 3 hazirandayım ve henüz  ilçedeyim.  … Okumaya devam et 3 Haziran-Evet halâ 3 Haziran

Gazipaşa

Gazipaşa’ya bu dördüncü ya da beşinci gelişim ve daha Cuma günü dışında bir  gün ayak basmışlığım hemen hemen yok. Cumaları buranın sebze meyve pazarı kuruluyor dolayısıyla hem köylülerle buluşmak için hem de akşam pazar minibüsleriyle köylere ulaşmak için enuygun gün. İlçeye havaalanının açılmasıyla çehresi bozulmuş sanki, bir güzel ilçeyi daha mı kaybediyoruz? HES’lerle boğulmuş dereleri, … Okumaya devam et Gazipaşa

Deplasman

Bugün Türkiye’nin güneyde en uç burnuna komşu Gazipaşa’ya, yolunu çok iyi bildiğim küçük ilçeye geldim… Varacağım yeri bilmenin tatlı bir huzuru var içimde.  Bir nevi eve dönmenin rahatlığı diyebiliriz çünkü aile sıcakılğını esirgemeyen insanlar beni bekliyor. Ancak bu yine de benim deplasmanda olacağım gerçeğini değiştirmiyor. İstanbul dışına çıktığım anda oyunun kurallarının değiştiğini artık öğrendim… Okumaya devam et Deplasman