Adaköyümden notlar da olacaktı günlüğümde

Günlüğümü hep olduğu gibi küçük defterime yazarım, kimi zaman tükenmez kimi zaman kurşunla…Bazen korkarım zamanla silinecek gidecekler diye.  Bazı sayfaları fazla yıpratmışım defterin kapağı kapanmadığı gibi o sayfalar kendilerini çok belli ediyor. Ağustosta bitirdiğim günlük defterim masamın üstünde pıtır pıtır oynayıp duruyor “ben de buradayım, unuttum beni” der gibi sayfalarını hışırdatıyor. Anlıyorum derdini, internet günlüğüne aktarmadıklarım küstü küsecek bana onu haber veriyor.

Biraz daha sabır, Bozcaada’yı ve oradaki çalışmalarımı yazmayı erteliyorum bir süre-cik- daha. Adanın cıvıltı mevsimi bitsin sonbaharın renkleri çıksın ortaya diye bekliyorum. Malûm…