(Van,2004) Dönüm noktası

Van, deyince akan sular duruyor benim için.

Oraya gittiğimde anladım yaşamdaki amacımı.

Gevaş’ın bir köyündeki tek gözü küçük yaşta sakatlanan ve bu yüzden okul hayatı başlamadan biten Müslüm ile tanıştığımda…

Kazanç köyündeki damı tezekle bezenmiş eve girdiğimde

Tüm yolları toprak olan çarşısında gezdiğimde

Mis gibi havasında, ekmeğinde, denizinde, insanında buldum yaşamdaki amacımı.

2004 yılının temmuzunda il spor müdürlüğü’nün düzenlediği gençlik kampı

için trenle gidecektik Van’a (daha doğrusu ben otobüs ya da trenle gitme konusunda arkadaşlarımı ikna etmeye çabalıyordum).

Ancak tüm planların alt üst olması tehlikesi de vardı çünkü yola çıkışımızdan bir hafta önce Van’da patlama oldu, 5 kişi öldü bir çok kişi de yaralandı .

http://arsiv.sabah.com.tr/2004/07/03/gnd101.html

Trenle gitmemiz artık iyice imkansızdı, çok üzüldük ama gitmekten kesinlikle vazgeçmedik. Uçak biletimizi aldık ve yola düştük.

10 gün geçirdik Van’da…Uçaktan indim, annem ve babam beni karşıladı. Arabaya bindik ve evin yolunu tuttuk. Şoktaydım, İstanbul’u algılayamıyordum ve ilk söylediğim şey şu oldu:

” Van benim hayatımı değiştirecek bunu hissediyorum”.

Müslüm hiç okuma yazma öğrenemedi büyük olaslıkla, Türkçe’yi bile unutmuş olabilir. Ona bir kaç mektup yolladım, ailesine bir kaç hediye…Hiç birine yanıt alamadığım iki üç mektup ve koliden sonra ilişiğimiz kesildi. Ama ben onu kardeşim seçmiştim, “kardeşini seç” ile tanışıp Muş’taki kardeşim Gülsüm’ü tanımadan evvel. Ve Müslüm’e gönderilmemiş mektuplar yazmaya devam ettim bir süre…Sonra onları da bıraktım, sakladım bir kutuya.