Yepyeni bir gün adı bulmalı 7 gün de ona eş olmalı

    Geçen sene kentten köye yolculuğumdaki ilk durağımda da yazmıştım, ‘yediğin yemeği hakketmelisin’. Doğaya şükrederken bulmuştum kendimi orakla buğday biçer ve öğle sıcağında burçak yolarken. Attığım ter toprağa karıştıktan sonra ancak yediğim ekmeğin lezzetini alabilmiştim. Hem de ne lezzetti! Burada da aynı şey geçerli, böylesi güzel sofralar güzel lokmalar her zaman olmuyor. Bereketi paylaştığın … Okumaya devam et Yepyeni bir gün adı bulmalı 7 gün de ona eş olmalı

nasıl

  Koyu ve kaçınılmaz   İçeride ve dışarıda yalnızlık…   Sürekli bir dikkat halindeyken hepsi daha belirgin duyguların    Bu türlü yalnızlığa keşke telefonsuzluğu, internetsiziği de ekleyebilsem. Nasıl vazgeçeceğim alışkanlıklarımdan hım? Fikri olan?     Okumaya devam et nasıl

Devam

Dün sabah 7’de kalktım. Köydeki misafirlerle tanıştım: Joelle ve Beran. Dendi ki işten güçten önce bir ölçek yoga alınsın. Artık anladım ki etrafımda yoga ile ilgilenmeyen kimse kalmadı. Su içmek gibi bir şey olmuş yoga, e güzel.  Az bir yürüyüşle aşağıdaki çeşmenin oraya gidildi, tertibat kuruldu seans başladı. E fena mı oldu? Hayır :) Şimdi … Okumaya devam et Devam

Ee şey, gittim ben !

Gıdıklanmayla, hafızamdan silinmek üzere olan antik sinüzit ağrılarım arası bir acı göz pınarlarıma doğru yükselirken şiddetli bir sızı biçiminde saplanıyor.  “Özleyeceğim be” duygusu bu. Deriiin bir nefes Burcu! Unutmaktan, unutulmaktan özlemekten ve özlenmemekten nasıl da korkuyorum yahu.  zihin seni hain! İşte son zamanlarda böyle oyununa geldim sevgili küçük zihnim ile koca yüreğimin. Sonra “hadi be” … Okumaya devam et Ee şey, gittim ben !