“Dün, Bugün, Yarın” – Bölüm 3: YARIN

Dün Bugün bunları yazmak çocuk oyunu oluyor sanki, sıra YARIN’a geldi mi. Oofff of! Ne yapsam? Vaz mı geçsem bu yazı serisinden? Kurduğum hayallerden mi  bahsetsem yoksa bir türlü kesinlik kazanmayan – pek şikayetçi olduğumdan değil…- planlardan mı? Her ne olacaksa, ne yapacaksam bundan zevk almak için yapacağım -tamam, en azından deneyeceğim-, kendime hatırlattığım bu … Okumaya devam et “Dün, Bugün, Yarın” – Bölüm 3: YARIN

“Dün, Bugün, Yarın” – Bölüm 2: BUGÜN

BUGÜN diye belirttiğim zaman dilimi aslında köyden ayrıldığım andan şu anda bulunduğum İstanbul’a geliş anına kadarki süreç. Şimdi bunu yazmayı deneyeceğim. Bakalım neler çıkacak…

Geçtiğimiz kış okuyabildiğim kitaplardan biri Siyah Koku‘ydu. Sürekli akademik okuma yapmanın verdiği bir takım alışkanlıklar yüzünden roman okumayı da unutmuşum. Üstelik algım hep bilgi kaynaklarını arama bulma ve öğrenmeye yönelik çalışıyor. Zihnimin ve ruhumun ihtiyacı olan ise biraz yavaşlamak, günlük yaşamın öğreticiliğine teslim olmak ve doğadaki bilgiyi keşfetmek… Roman okumak iyi gelmişti aslında ama başkalarına da pek zaman olmadı… Neyse efenim. Siyah Koku –arkadaşım Emre’nin şiddetli tavsiyesiyle- Türkiye için hazırlanmış öyle güzel(!) bir kara ütopya örneği ki!

Kitaba dair ayrıca yazasım var ve fakat şimdilik bunu bir süre ertelemenin verdiği keyifli-huzursuzluğu bozmak istemiyorum ve BUGÜN’e odaklanıyorum. Odaklanmasına odaklanıyorum da Siyah Koku gelip yine yazımın başına yerleşiyor işte. Neden mi? Çünkü romanın ana kahramanlardan birinin, bir diğerine sıklıkla hatırlattığı önemli hususlardan bir tanesi şu: Okumaya devam et ““Dün, Bugün, Yarın” – Bölüm 2: BUGÜN”

“Dün,Bugün,Yarın” -Bölüm 1: DÜN

DSC_4186

DünbugünyarınserisininilkiolanDÜN’üyazıyorumbugün

Girizgah hep aynı efenim; önce bir türlü yazamamamdan şikayet edeceğim, ardından bir şeyler bir şeyler anlatacağım sonra da o bir şeyleri böyle keyifle birbirine bağlayacağım…

Bir kaç ay öncesinde, neredeyse bu günlüğü yazmaya bir son verecektim çünkü Bayramiç Yeniköy’e nispeten uzun süreli yerleşmiş ve oranın rutinine kendimi kaptırmıştım. Günlük hayatta yapmayı sistematik hale getirdiğim birçok şey anlamını yitiriyor, birçoğu da yeni anlamlar kazanıyordu. Kitap okuyamaz, yazı yazamaz, dişlerimi fırçalayamaz, yatağımı toplayamaz olmuştum ilk bir kaç hafta. Bunun yanı sıra daha önce rutinimde olmayan birçok şeyle meşguldüm. Bir bebeğin çevresini algılamaya başladığı dönemdeki gibi heyecanlı, meraklı ve o ana odaklıydım. Okumaya devam et ““Dün,Bugün,Yarın” -Bölüm 1: DÜN”