“Kibirlimütevazı” sesimi dindiriyorum artık!

Bu yazıda para kazanmaya olan direncimi, tezgâhımdan çıkan ve çıkabilecek ürünlerin fiyat çalışmasını, Bolobolo ve topluluk desteği KUMBARASI’nın duyurusunu okuyacaksınız. İsteyenler buyursun :)

DSC_7353

Ürettiğim bir şeyin –yazarken bile içimdeki kibirlimütevazı ses “haşâ” diyor —fiyatı sorulduğunda donup kalıyor, yanıt verirken eğilip bükülüyorum. Sanki birinci seviyesini aldığım yabancı dilde ilk kez anlamlı bir cümle kurmanın arifesindeymişim gibi beynim bütün klasörleri tarıyor, konuşmak için saniyelerin geçmesi gerekiyor. Karşımdaki de kıvranarak bekliyor ve mutlaka ama mutlaka şaşırıyor suratımdaki utanç dolu kırık gülümsemeli ifadeyi gördüğünde. Utanç dolu kırık gülümsememin sebebi aşikâr; çünkü para, “bahşedilen”, “layık” görülen bir şeydir. Bu kadar! Para, istenen değil ancak verilen bir şeydir ve bana “ne” istediğim sorulduğunda içimdeki kibirlimütevazıutangaçhaylaz “ay nasıl olur siz ne verirseniz” şeklinde omuz büküp omuz üstünden meraklı gözlerle bakıyor. Anladınız işte, bir nevi “istemem koy şu cebime” durumu… Ne sıkıntılı! Toplumun parayla ilgili tüm etiketlerinin, tüm duygularının esiriyim. Yoruldum ulen. Bırakıcam bu ezberleri, altına imza atmadığım bana verilen sözleşmeleri fes edeceğim, nokta!

Olay açık ve net: Ben bolobolo tezgâhında ürettiklerimi satarak veya takas ederek hayatıma parayı çekiyorum. Şu an için seçtiğim yol bu; elle tutulan, kullanışlı, cici, yaratıcılığımı ortaya koyabildiğim, keyif aldığım, yeni ilişkiler kurmama olanak sağlayan, kendimi geliştirdiğim bir iş. Yarın bu yöntem ve bu üretim şeklini değil bir başkasını seçebilirim ve ondan para kazanabilirim. Bu, hayalini kurduğum ve aşırılık derecesinde idealize ettiğim dünyaya giden yolun -vazgeçemeyeceğim, pas geçemeyeceğim- bir adımı. Şimdiki sınavım bu…

Neyse ki sınavda yalnız olmak zorunda değilim, dostlarım burada. Farklı bakış açılarını ve sağduyularını esirgemiyorlar… Günlerdir ağlanıyordum evdeki iktisat ve işletmecilerle toplantı yapmak için, sonunda bugün bolobolo-burcu’nun işleri bütçesini masaya yatırdık; uzun sohbetler, sorgulamalar, hesaplar sonunda içime sinen bir tablo çıktı. Şükür… Şimdi bu tablo üzerinden, yapacağım çalışmaları ilgili kişilere sunacağım ve yeni hissiyatlara bakacağım. Artık kibirlimütevazıutangaçhaylaz olmadan açık, net ve ne istediğini, neye ihtiyacı olduğunu bilen bir şekilde… -görecez-

Toplantı sırasında hangi üründen ne kadar kazanırsam kendimi dengede, iyi, hakkını almış ve vermiş hissedeceğimi bulmak çok zor olmadı ama buna ikna olmam gerekiyordu. Maliyeti de eklediğim zaman ortaya çıkan tutarlar beni korkuttu. Sonra Emre ve Gülengül dediler ki “Madem bu tutarlar seni korkutuyor, nasıl bir tutar olsa korkmadan rahatlıkla istersin?” Bu soru bana epey yardımcı oldu böylece ürettiğim cicileri almak isteyenlere bir fiyat aralığı sunmaya iç huzuruyla karar verdim. Örneğin bir minder için sizden en az 50 TL isteyeceğim. 50 TL, Burcu’nun piyasa hakkındaki yargıları ve toplumsal iç yargılarıyla örtüşen bir bedelken 65 TL alırsam yaptığımın karşılığını tam olarak almış hissedeceğim. Bu iki fiyattan biri veya arasındaki bir bedel beni mutlu edecek. Bu seçimi alıcıya bırakacağım. Mühim olan her koşulda alışverişimizden memnun ayrılacak olmam.

Bu bedelleri hesaplarken birim maliyeti olayına da girdik elbette. İşin o kısmı çabuk halloldu; yanımda iktisatçılar, mühendisler olunca… Esas bu zanaat/sanat/ilham ürünün emeği kısmı çok sezgisel olmalıydı, çünkü oraya işçilik hesabı filan girince benim içimde bazı teller titreşip kopuyor. O yüzden girmemeye çalıştık.

PARANeyse… Bir diğer mühim konu da kazanırken kumbarama da para koyma isteğimdi. Bolobolo topluluğu girişimi başladığından beri hepimizin içine gelen bir fikir vardı: Ürünlerimizden kazandığımız bir miktarla bolobolo’nun kasasını kuralım. Bu kasada paralar biriksin ve içimizden biri(ler)ni destekleyelim.

Kumbaramda birikecek para ile hem bolobolo’nun kasasını başlatmak istiyorum hem de çevremde türlü destek çağrıları yapan dostları paramla desteklemek…

Kazanamadığımı düşündüğüm için bu desteği bir türlü veremiyorum ya da vermiyorum. Oysa içim gidiyor yaratıcı fikirleri okuyup duyunca, kıpraşıp titreşiyor ve sadece sevgimi yolluyorum. Yetmez mi? Yeter… Ama daha fazlasını istiyorum. J Dolayısıyla benden ürün alan herkese yeni bir alan da açıyorum. 1 TL’den başlayıp sonsuza giden bir miktarı kumbaraya armağan edebilirsiniz. Bu kumbarada ne biriktiğini ve içindekilerin kimlere gittiğini sizle paylaşıyor olacağım elbette.

Mesela aşağıda birkaç ilham veren, desteklemek istediğim insanların çalışmasını paylaşıyorum.

https://limonataninmaceralari.wordpress.com/ (Güzelliklerini çoğaltsın diye Ayşe’ye küçük güzellikler yaparım)

http://icimdensohbetler.blogspot.com.tr/2015/09/kitap-bastryorum-huuu.html   (Yol arkadaşımın yazma yolculuğunun ilk yapıtaşına bir taş da ben koyarım)

https://cittavritti.wordpress.com/2015/08/03/guzel-insanlar-ulkesi/ (Sonsuz güzellikler düşünen Ayşe’nin güzelliklerine katkı sağlarım ucu kesin bana da değer J)

http://ruhubohcadagezen.com/ (Gezgin yazar dostum Hülya’ya uçak parası biriktiririm)

https://sanatladegisim.wordpress.com/ (Esram ve Elifim yolculuklarını tamamladılar ve yanlarına aldıklarıyla üretmeye başladılar bile, hala parasal desteğe ihtiyaçları var kumbaramdakileri onlarla da paylaşırım)

https://esyakutuphanesi.com/ (Sürekli yaratıcı yenilik peşindeki bu ekibin ruhunu alır içime sonra da işime yansıtırım. Siz de bir bakın ve parçası olun)

http://yenidunyabanagozkirpti.tumblr.com/post/108127991539/oyun-ba%C5%9Flas%C4%B1n   (Aysu gerçekten armağanlama konusunda bir canavar…İpi tutulmaz hızına erişilmez güzelliği bir okuyun diye paylaşıyorum)

(Bu arada önceki yazıların altındaki çağrıma cevap verip beni arayan, sesini duyuran canlara da selam olsun.)

Reklamlar

“Kibirlimütevazı” sesimi dindiriyorum artık!” için 5 yorum

  1. Yalnız olmadığını bilmek şu hayatta belki en güzel armağan insana… Olmak istediğim yolun tam ortasındasın, ne mutlu, sevgiyle ve kararlılıkla devam etmeni dilerim. Benden adaşıma kucak dolusu sevgiler :) Burcu

  2. Hangi “burcu”sun kim bilir? Söyler misin? Çok sağol….Hep birlikte yürüyelim inşallah.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s