Bu da bir anımdı en eşşeklisinden

Melis (yeğen-yaş 3) ile müzik dinleyip dansetmekten pek zevk alıyoruz. Bu,  bir araya her gelişimizde yaptığımız bir şey oldu, kahvaltı öncesi bir şarkı ondan, bir şarkı benden…
Bu sabah, önce Şubadap’tan Ornitorenk dinlendi, sonra hadi bir de Dino’yu dinleyelim dedik, sonra tam Melis bir üçüncü şarkı isteyecek oldu ki sevdiğim zıplamalı bir şarkıyı çalıverdim. Bizimki, biter bitmez “Hadi şimdi de Arkadaşım Eşşek!” dedi.
Videoda Barış Manço görünür görünmez burnumun içinde hafif bir hareketlenme oldu (hep olur). Ardından göğsümde sıkışma, yüzümde acı, göz pınarlarıma doğru hızla çıkan sancı! Bir kaç saniye sonra ağlayacağımı anladım.
Melis kuzusu dans edip, kendi etrafında dönüp, komik komik gülüp oraya buraya düşmeyi, ben ise oturarak ağlamayı daha eğlenceli buldum. Çok sesli ağladığım için fark etti ve yanıma geldi.
Sonraki diyalog şöyle:
m-N’oldu neden ağlıyosuuun?
b–Köyü hatırladım, özledim…Hımkkhüünk
-E tamam bir şey olmaz, yine gidersin. Hadi dans et!
–Evet ama şu an çok özledim
-Ama az önce çok mutluydun, dans ediyodun? Di mi?
–Evet, bazen çok mutluyken bir an sonra hüzünlenebilir insan
-Hee, tamam ağlama ama hadiiii!
–Hüüüü eşşek dedi, Çandır’da da eşşekler…Hüüüü….
-Anneeeeeeeaae Burcu çok ağlıyoooo!
–Ühüüüü Melis’e bak ne tatlı, beni avutuyo Allahım ne şanslıyım! Ühüüüüü
-Hadi, tamam şimdi ağla ama dans ederken sakinleşebilirsin istersen.
*
Sonra bu üç yıllık yaşam tecrübesi elimden tutup beni avuttu, ben de ona teslim olup dans ettim. Dans ederken sakinleşebilirdim! Evet…!
Duygusal iniş-çıkışlar arasındaki çokgeçirgenligeçişkenlik özelliğim ile 4saniyede100km’yeçıkmadaivmealmabecerimin de etkisi oldu elbette.
Garip bi şey. İnsan Arkadaşım Eşşek’i her dinlediğinde mi duygulanır, ağlayası gelir arkadaş? Sonrasında da öyle, hiç bir şey olmamış gibi davranır… Şaşırıyorum. Gerçi bendeniz Burcu yaratığı, duyguları deneyimlemeye gelmişim bu dünyaya; öyle diyor astrolojik haritalar ve bilimum yeni nesil ispiritüel yaklaşımlar, onların yalancısıyım.
Şaşıracağıma oturup çalışmalıyım. Aslında şimdiye kadar bir tez yazmış olmalıydım ya da ne bileyim nacizane üç beş makale çıkartmalı, orada burada atıp tutmalıydım insan duygu florası ve faunası hakkında. Fakat o işler ellisinden sonra oluyormuş galiba, zaten tezi yazsan da altmışından önce kabul etmiyorlarmış. Prosedürler, bürokrasi filan işte biliyorsunuz…
Neyse o günleri görürsem muhtemelen haberiniz olmaz çünkü artık blog yazmıyor olurum. Blog yazarıysanız daha çekirgesiniz demektir.
Bu çekirge ilerleyen günlerde tez konusunu belirlemek için biraz daha atıp tutar, yazar, karalar gibi görünüyor.
Danışmanım olmak isteyenlere ve müstakbel Jüri’me duyurulur.
Not: Çandır’ı özledim. Özledim, özledim, özledim…

 

 

 

Reklamlar

Bu da bir anımdı en eşşeklisinden” için 2 yorum

  1. Danışmanlarınızdan olabilirim (işe yarayacaksa..:)

    Nafiz Güder

  2. İlk danışmanlığı almıştım (hatırlatırım), daha görevimi yerine getiremedim. :) Sağolunuz yeter…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s